1 AĞUSTOS: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞİNİN YIL DÖNÜMÜNDE KADINLARIN YAŞAM HAKKINI VE EŞİTLİĞİ SAVUNMAYA DEVAM EDİYORUZ

379 kişi bu haberi görüntüledi.

1 Ağustos, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadelede uluslararası insan hakları hukukunun en önemli metinlerinden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girişinin yıl dönümüdür.

İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddeti bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık biçimi olarak tanımlayan, devletlere şiddeti önleme, mağdurları koruma, failleri etkin biçimde soruşturma ve cezalandırma ile bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü getiren ilk bağlayıcı uluslararası sözleşmedir. Ortaya koyduğu ilkeler; kadınların yaşam hakkının korunması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve şiddetle etkin mücadele bakımından bugün de evrensel önemini korumaktadır.

Kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin ve ayrımcılığın varlığını sürdürdüğü ülkemizde; kadınların yaşam hakkını esas alan koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi, cezasızlığın önlenmesi ve insan hakları temelli politikaların kararlılıkla uygulanması, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez yükümlülüklerindendir.

Kadınların yaşam hakkının korunması yalnızca hukuki bir sorumluluk değil, aynı zamanda devletin, kamu kurumlarının ve toplumun ortak vicdani sorumluluğudur. Şiddetle mücadelede etkili, bütüncül ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi; ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarının eksiksiz uygulanması yaşamsal önemdedir.

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) olarak; kadınların yaşam hakkını, eşitliğini ve şiddetten uzak yaşama hakkını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’nin ilke ve değerlerinden vazgeçmediğimizi; kadınların insan haklarını esas alan hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.

İstanbul Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu evrensel insan hakları standartları, kadına yönelik şiddetle mücadelede bugün de yol göstermeye devam etmektedir. Kadınların yaşam hakkından, eşitlikten, özgürlükten ve adaletten vazgeçmeyeceğimiz gibi; bu değerlerin en güçlü güvencelerinden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin temsil ettiği ilke ve kazanımları savunmaktan da asla vazgeçmeyeceğiz.

Yaşatmak devletin yükümlülüğü, savunmak hepimizin sorumluluğudur.

TÜBAKKOM