TBB BAŞKANI AV. R. ERİNÇ SAĞKAN: AV. MEHMET PEHLİVAN’IN MÜVEKKİLİ YERİNE KENDİSİNİ SAVUNMAK ZORUNDA BIRAKILMASI ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİDİR
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Başkan Yardımcıları Av. Ercan Demir, Av. Bahar Gültekin Candemir ve Genel Sekreter Av. Ahmet Erdem Ekmekçi, Silivri’de devam etmekte olan yargılamada sorgu işlemi yapılan Av. Mehmet Pehlivan’ın duruşmasına katıldı.
TBB Başkanı Sağkan, Av. Mehmet Pehlivan’ın beyanından sonra söz alarak, Pehlivan’a yönelik sürecin yalnızca bireysel bir hak ihlali olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi. Sağkan, “Bu süreci münferit bir vaka olarak görmüyoruz. Sadece kişi özgürlüğü ihlali değil, aynı zamanda bir savunma hakkı ihlalinden bahsediyoruz. Mehmet Pehlivan’ın bugün cübbesiyle aramızda bulunmaması tek başına adil yargılanma hakkının ihlalidir” dedi.
Yaşanan sürecin savunma hakkına yönelik bir tehdide dönüştüğünü kaydeden Sağkan, iddianamede yer alan “Avukatlık mesleğini zırh gibi kullanmak” ifadesine dikkat çekerek, Pehlivan’ın mesleki faaliyetleri nedeniyle suçlandığını, buna rağmen Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi özel soruşturma usulünün işletilmediğini hatırlattı.
Bu usulün avukatlar bakımından bir ayrıcalık ya da lütuf değil, yurttaşın savunma hakkının etkin kullanımı ve avukatın bağımsızlığı için bir zorunluluk olduğunu kaydeden Sağkan, savcılığın avukata yönelik "maddi gerçeği engelleme" suçlamasını eleştirdi. Sağkan, avukatın görev tanımının "savcıya yardım etmek" olmadığını belirterek, “Maddi gerçek tanımı maalesef ki Türkiye'de birçok hukuksuzluğun üstünü örtmekte kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
“Biz, müvekkillerimizin haklarını hukuk sınırları içerisinde savunuruz, savcının yardımcısı ya da idarenin ajanı değiliz” diyen Sağkan, savunmaya bir istikamet çizme, sınır ve yöntem belirleme çabalarının dönem döne hukuka aykırı uygulamalarla denendiğini ancak bunun tarih boyunca hiç başarılamadığını vurguladı.
Sağkan, Mehmet Pehlivan’ın iki kez adliyeye gitmesine rağmen “kaçma şüphesiyle” tutuklanmasının hukuka aykırılığını vurgulayarak, müvekkilinin haklarını savunmak yerine “huzurda kendisini savunmak zorunda bırakılmasının” yargılamayı en baştan sakatladığını söyledi. Mahkemenin bu durumu düzeltmek adına Mehmet Pehlivan bakımından derhal durma kararı vermesi ve özel soruşturma usulü eksikliğinin giderilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber ile ilgili Görseller
