3 ARALIK: ENGELLİ BİREYLERİN HAKLARI TÜM POLİTİKA ALANLARINDA GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR
3 Aralık Dünya Engelliler Günü, yalnızca farkındalık yaratmaya yönelik bir gün olmanın ötesinde, engelli bireylerin haklarının tüm politika alanlarında bütüncül biçimde güvence altına alınması gerektiğini hatırlatan bir tarihsel eşiktir.
Türkiye Barolar Birliği Engelli Hakları Komisyonu tarafından hazırlanan son raporlar, engelli bireylerin eşit yurttaşlık temelinde kamusal yaşama katılımının önünde bulunan yapısal, hukuki ve idari nitelikteki engellerin devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Uluslararası insan hakları hukukunun bir parçası olan BM Engelli Hakları Sözleşmesi (CRPD) devletlere; ayrımcılığın önlenmesi, erişilebilirliğin geciktirilmeksizin sağlanması, makul düzenleme yapılması ve engelli bireylerin adalete tam erişiminin temin edilmesi yönünde açık ve bağlayıcı yükümlülükler getirmektedir. Ne var ki sözleşmenin iç hukuktaki üstün hukuki niteliğine rağmen, uygulama açısından önemli boşluklar bulunmaktadır.
Anayasal çerçeve, engelli bireyleri hak öznesi olarak tanımlamak konusunda yetersizdir.
Ceza hukuku düzenlemeleri, özellikle TCK 122’deki “nefret nedeniyle” ibaresi sebebiyle, engellilik temelli ayrımcılığın yaptırıma bağlanmasını fiilen güçleştirmektedir.
Erişilebilirlik mevzuatı, bağımsız denetim mekanizmalarından yoksun olması nedeniyle etkili uygulanamamaktadır.
Adalete erişim, gerek fiziksel gerek dijital hizmetlerdeki erişim eksiklikleri, tercümanlık düzenlemelerindeki boşluklar ve adli yardım sistemi içindeki eşitsizlikler sebebiyle güçlüklerle karşılaşmaktadır.
Buna ek olarak, bazı idari uygulamalarda görülen tutarsızlıklar, karar alma mekanizmalarında engelli bireylerin anlamlı katılımının sağlanamaması ve mevzuatta yer alan bazı ayrımcı hükümlerin güncellenmemesi, eşitliğin hayata geçirilmesini zorlaştırmaktadır.
Türkiye Barolar Birliği Engelli Hakları Komisyonu olarak, engelli bireylerin insan onuruna yaraşır, bağımsız ve eşit bir yaşam sürdürebilmeleri için, aşağıdaki temel ilkelerin politika ve uygulamalara yön vermesi gerektiğini vurguluyoruz:
Hak temelli yaklaşımın mevzuatın tüm katmanlarına yansıtılması,
Erişilebilirliğin idarenin iyi niyetine bırakılmayan, derhal yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunun kabulü,
Ayrımcılık yasağının etkin uygulanabilmesi için yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi,
Adalete erişim süreçlerinde fiziksel, dijital ve iletişimsel engellerin kaldırılması,
Karar alma süreçlerinde engelli bireylerin ve örgütlerinin etkin katılımının sağlanması,
Tüm kamu kurumlarında eşgüdümlü, veri temelli ve takip edilebilir politikalara öncelik verilmesi.
Engellilik alanında sürdürülen çalışmaların, sosyal politika çerçevesinden çıkan, insan hakları temelli güçlü bir hukuki zemine kavuşturulması gerekmektedir.
Türkiye Barolar Birliği Engelli Hakları Komisyonu, eşitlik, erişilebilirlik ve adalete erişim hedeflerinin somut uygulamalarla güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürecektir.
VİDEOYU GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Türkiye Barolar Birliği
Engelli Hakları Komisyonu
