AVUKATLIK MESLEĞİNE YÖNELİK SALDIRILAR VE KATLEDİLEN MESLEKTAŞLARIMIZ İÇİN TBB VE BAROLAR OMUZ OMUZA YÜRÜDÜ

2800 kişi bu haberi görüntüledi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Barolar, İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin Bursa’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesinin ardından avukatlık mesleğine yönelen saldırılar ve gerçekleşen ölümlere karşı Bursa’da bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Öncesinde, Av. Hatice Kocaefe’nin ailesine taziye ziyaretinde bulanan TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan; Başkan Yardımcıları Av. Ercan Demir, Av. Bahar Gültekin Candemir, Genel Sekreter Av. Ahmet Erdem Ekmekçi, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Kemal Aytaç ve Av. Melih Yardımcı ile birlikte Baro Başkanları ve meslektaşlarla Bursa Adliyesi önünde buluştu.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ve Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun başta olmak üzere çok sayıda Baro Başkanı, temsilcisi ve meslektaşın katıldığı eylemde acı ve öfke öne çıktı.

Bursa Adliyesi önündeki buluşma, basın açıklamasıyla başladı. TBB Başkanı Sağkan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Acımız çok büyük. Bugün burada sadece bu acıyı paylaşmak amacıyla bulunmuyoruz. 26 yaşında gencecik bir meslektaşımız Hatice… Gece gündüz demeden çalışmış, çok iyi bir hukuk eğitimi almış ve avukat olarak yurttaşlarımızın hak arama hürriyetlerini savunmak üzere göreve başlamış. Haince, alçakça, pusu kurdular Hatice’ye.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığımız etkin bir soruşturma yürütüyor. Faillerin gözaltına alındığını biliyoruz. Tüm Barolarımız ve tüm meslektaşlarımızla bu yargılamanın hem soruşturma hem kovuşturma süreçlerini etkin bir şekilde takip edeceğiz. En ağır cezanın alınmasını da sağlayacağız. Ancak bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Çünkü bu konu maalesef ki münferit bir olay değil. Bir rastlantı değil. Hatice, tesadüfen oradan geçmiyordu. Önüne pusu kurdular. Bir hukuki uyuşmazlığın tarafı olan borçlusu sırf bir hukuki işlem gerçekleştirdiği için 26 yaşında, savunmasız bir avukatı kurşun yağmuruna tuttular.

Yıllardır uyarıyoruz; bu cinayetlerin arkasında adalete olan güvenin zayıflatılmasının, avukatı müvekkiliyle özdeşleştiren tutumun ve avukatlık mesleğini itibarsızlaştıran söylemlerin olduğunu biliyoruz. O nedenle rastlantı diyemeyiz buna. Bu mesleğe karşı yıllardır sistematik olarak sürdürülen saldırıların somut bir sonucudur bu.

Tüm toplumumuza şunu hatırlatmak istiyorum: Avukatlar sizlerin özel yaşantınızda, ticari yaşantınızda aldığınız kararların sorumlusu değildir.

Buradan kamu otoritesine de seslenmek istiyorum. Yıllardır savunma makamına dönük sistematik saldırıların artık ne noktaya geldiğinin lütfen farkına varın. Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin yıllardır avukata ve yargı görevlilerine dönük saldırıların engellenmesi için sunduğu kanun tekliflerini lütfen artık hayata geçirin. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 2022 yılının 5 Nisan’ında avukata dönük şiddet olaylarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebinde bulunduk. Reddettiler. Buradan tekrar sesleniyoruz: Artık lütfen kimse kafasını kuma gömmesin. Kimse, bunlar önlenemez münferit olaylar demesin. Daha Ocak ayında bir kamu avukatı olan Zekeriya Polat, Yalova’da, kamu binasının içine elini kolunu sallayarak giren bir cani tarafından katledildi. Artık bunu engelleyelim. Artık bizim sabrımız kalmadı. Bir meslektaşımızı daha toprağa gömmek istemiyoruz.

Bu çağrımızı sakın bir mağduriyet olarak görmeyin. 210 bin avukat, 81 Baro ve Türkiye Barolar Birliği avukata yönelik şiddet vakalarının önlenmesi konusunda tam bir birlik içinde mücadele etme azim ve kararlılığındadır. Meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Bugün burada yüksek sesle ifade ediyoruz. Yargı görevlilerine dönük şiddet vakaları münferit olaylar değildir ve bunu engellemek mümkündür. Türkiye Barolar Birliği, 81 baromuz ve 210 bin avukat olarak söz veriyoruz: Bu topraklardan bu acıları silene kadar mücadele edeceğiz.”

Basın açıklamasında, TBB ve Barolar tarafından, "Daha önce reddedilen şiddet araştırması önergelerini raflardan indirin”, “Avukata yönelik saldırılar, CMK kapsamında doğrudan tutuklama nedeni sayılmalı ve yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir" mesajları verildi.

Açıklamanın ardından, Bursa Adliyesi önünden Kent Meydanı’na, "Savunmayı Savunuyoruz" pankartıyla bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca “Savunma susmadı, susmayacak” sloganları atıldı.


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle