Cinsiyetçi Dil ve Nefret Söylemi Bir Şiddet Türüdür ve Kadına Yönelik Hak İhlalidir

1709 kişi bu haberi görüntüledi.

Bazı spor müsabakalarında bir kısım izleyiciler tarafından, Leyla Zana’nın hedef alınarak, tekrar eden biçimde küfür ve hakaret içeren söylemlere maruz bırakıldığı yönündeki görüntü ve paylaşımlar kamuoyuna yansımıştır.

Kadına yönelik şiddet, yalnızca fiziksel fiillerle sınırlı olmayıp; sözlü saldırılar, küfür ve sistematik aşağılamalar da şiddetin kapsamı içerisindedir. Kadına yönelik cinsiyet temelli küfür ve hakaret, kişilik haklarının ihlali niteliğindedir ve kadına yönelik şiddetin sözlü ve psikolojik biçimlerinden biridir. Bu tür fiiller, Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi ile 17. maddesinde düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile bağdaşmamaktadır.

Spor müsabakaları dâhil olmak üzere kamusal alanların; kadınlara yönelik aşağılayıcı, ayrımcı ve şiddet içeren söylemlerin meşrulaştırıldığı alanlar hâline getirilmesi kabul edilemez. Özellikle somut olayda gözlendiği üzere, ihlalin tekrar eden ve görünürlük kazanan bir nitelik taşıdığı bu gibi durumlarda, şiddet içeren sözlü ifadelerin yalnızca “anlık tepki”, “tribün dili” olduklarından bahisle veya benzeri gerekçelere dayalı olarak meşru görülmesi; hukuken kabul edilebilir değildir.

Bu çerçevede; ilgili kurum ve kuruluşları, spor organizasyonlarını ve yetkili mercileri, kadınlara yönelik sözlü ve psikolojik şiddet içeren bu tür eylemler karşısında etkili, caydırıcı ve tutarlı tedbirler almaya davet ediyoruz. Kadına yönelik şiddetin tüm biçimleriyle kararlı ve etkin biçimde mücadele edilmesi, hukuk devleti olmanın da gereğidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türkiye Barolar Birliği
Kadın Hukuku Komisyonu
(TÜBAKKOM)