ERZURUM’DA MESLEKTAŞIMIZA YÖNELİK SALDIRIDA MAHKEME ALT SINIRDAN UZAKLAŞARAK TOPLAM 7 YIL 1 AY HAPİS CEZASINA HÜKMETTİ
Erzurum’da hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle meslektaşımızın bürosuna gelerek bıçaklı saldırıda bulunan sanık hakkında, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme, meslektaşımıza yönelik saldırıyı, yargı görevi yapan kişiye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında değerlendirdi.
Yargılamanın ilk olarak görüldüğü Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesi, eylemin “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Erzurum Barosunun katılma talepleri, 7 Eylül 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada kabul edilmişti.
MAHKEME TEMEL CEZAYI ALT SINIRDAN UZAKLAŞARAK BELİRLEDİ
Yargılamanın 23 Eylül 2026 tarihinde görülen ikinci duruşmasında karar açıklandı. Duruşmayı TBB Avukat Hakları Merkezi temsilcisi Av. Abdulkadir Dikel ile Erzurum Barosu temsilcileri takip etti.
Mahkeme gerekçeli kararında; avukatların Türk Ceza Kanunu uyarınca yargı görevi yapan kişilerden olduğunu, müvekkil adına haciz işlemlerinin takibinin Avukatlık Kanunu kapsamında adli bir işlem niteliği taşıdığını ve sanığın haciz sonrasında büroda gerçekleştirdiği eylemlerin bir bütün hâlinde meslektaşımızın görevini yerine getirmesini engellemeye yönelik olduğunu değerlendirdi.
Sanığın, büro çalışanlarının müdahale girişimlerine rağmen eylemini yoğun kastla sürdürdüğünü vurgulayan Mahkeme, temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak belirledi. Silah kullanılması nedeniyle sanığa 3 yıl 9 ay hapis cezası verilirken, ayrıca silahla iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedildi.
“AVUKAT, MÜVEKKİLİ ADINA YÜRÜTTÜĞÜ İŞLEM NEDENİYLE HEDEF ALINAMAZ”
TBB Avukat Hakları Merkezi tarafından yapılan değerlendirmede, avukatı yargının kurucu unsuru olarak tanıyan yasal çerçevenin ancak yargılama pratiğinde karşılık bulduğunda anlam kazanacağına dikkat çekildi.
Mahkemenin, meslektaşımıza yönelik saldırı ile avukatlık görevi arasındaki bağlantıyı açık biçimde ortaya koymasının bu bakımdan önemli olduğu belirtilerek şu değerlendirmede bulunuldu:
“Avukat, müvekkili adına yürüttüğü işlem nedeniyle hedef alınamaz. Avukatlara yönelik saldırılarda caydırıcılık, yalnızca tekil kararlarla değil; her saldırıda aynı kararlılıkla yürütülen etkili soruşturma ve yargılama süreçleriyle sağlanabilir. Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi de avukatların, müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilmeleri nedeniyle olumsuz sonuçlara maruz kalmamalarının güvence altına alınmasını öngörmektedir.”
TBB Avukat Hakları Merkezi kayıtlarına göre, 2025 yılının başından bu yana avukatlara yönelik 92 şiddet vakası Merkeze bildirildi. Bildirilen vakaların yarısından fazlasında saldırının faili, avukatın temsil ettiği dosyanın karşı tarafı oldu.
TBB Avukat Hakları Merkezi, meslektaşımıza yönelik saldırıya ilişkin yargılama sürecini takip etmeyi sürdürecek.
