GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILAN BELEDİYE BAŞKANININ YERİNE MERKEZİ İDARE TARAFINDAN ATAMA YAPILMASINI ÖNGÖREN DÜZENLEMEYE İLİŞKİN GÖRÜŞÜMÜZ ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA SUNULMUŞTUR
Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB), hakkında “terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık” suçlamasıyla soruşturma veya kovuşturma açılan belediye başkanı, başkan vekili veya meclis üyesinin yerine merkezi idare tarafından doğrudan atama yapılmasına hükmeden düzenlemenin iptaline ilişkin norm denetimi başvurusu hakkında üçüncü taraf görüşü, Anayasa Mahkemesi Başkanlığının değerlendirmesine sunulmuştur.
TBB tarafından yapılan incelemede, bahse konu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesinin 2. fıkrası ile 46. maddesindeki düzenlemenin Anayasa’nın amir hükümleriyle bağdaşmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.
Anayasa, İçişleri Bakanına tanınan görevden uzaklaştırma yetkisini üç açık koşula bağlamıştır: suçun görevle ilgili olması, kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma açılmış bulunması ve tedbirin geçici nitelik taşıması.
Oysa dava konusu kurallar, görevle bağlantısı aranmaksızın terör suçları gerekçesiyle seçilmiş yerel organların yerine merkezi idare tarafından atama yapılmasına imkân tanımakta; atamanın süresi, kapsamı, görevden uzaklaştırılan kişinin beraat ve mahkûmiyet dışı hâllerde göreve dönüşü konusunda yeterli güvence içermemektedir.
Dava konusu hükümler, yerel yönetimlerin demokratik niteliğini, seçmen iradesini ve mahalli idarelerin özerkliğini zedelemektedir. Belediye başkanının görevden uzaklaştırılması halinde, belediye meclisinin kendi içinden geçici bir başkan veya başkanvekili seçmesi mümkünken, merkezi idarenin doğrudan atama yapması Anayasa’nın 127. maddesinde öngörülen, yerinden yönetim sistemini fiilen askıya almaktadır. Bu sonuç, Anayasa’da yer alan demokratik hukuk devleti ilkesiyle, seçme ve seçilme hakkıyla ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’yla da bağdaşmamaktadır.
Saygılarımızla.
Türkiye Barolar Birliği
TBB tarafından hazırlanarak AYM'ye sunulan görüş için tıklayınız
