HUKUKU VE ADALETİ CESARETLE SAVUNAN TÜM MESLEKTAŞLARIMIZIN 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUZ
Yargının kurucu unsurlarından savunmanın temsilcisi olan avukatlar, aynı zamanda mülkün temeli olan adalet arayışının rehberi, hak ve özgürlüklerin sözcüsü, hukukun üstünlüğü mücadelesinin öncüsüdür.
5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isteriz ki, bağımsız ve güçlü savunma makamı, hukuk devletinin temel güvencelerinden biridir.
Son döneme kadar plansız biçimde açılan hukuk fakülteleri ve kontrolsüz kontenjan artışları, hukuk mesleklerinin niteliğini ve adalet hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkilemiştir. Bu durum, mesleğe girişten staj sürecine, mesleğin icrasından sosyoekonomik koşullara kadar birçok alanda yapısal sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimin kapatılması, Adalet Meslek Yüksekokullarından dikey geçişin engellenmesi, üniversiteye girişte uygulanan başarı puanı sıralamasının kısmen yükseltilmesi ve kontenjanların görece düşürülmesi olumlu adımlardır. Bununla birlikte kontenjanların vakıf üniversitelerinde de azaltılması, başarı puanı sıralamasının 75 bine yükseltilmesi ve hukuk eğitiminde kalite standartlarının belirlenerek akreditasyon uygulamasına geçilmesi gerekmektedir.
Orta vadede olumlu yansımaları görülecek bu uygulamaların yanı sıra bir taahhüt belgesi olan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde de yer alan stajyer avukatların nitelikli eğitim ve ekonomik haklarının, kamu avukatlarının özlük haklarının, serbest avukatların sosyoekonomik haklarının güvence altına alınmasına dönük adımlar bir an önce atılmalıdır.
Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları hukuki ve idari baskılara, fiziksel ve sözlü saldırılara yenileri eklenmiştir. 7 Ocak 2026’da meslektaşımız Av. Zekeriya Polat yalnızca görevini yaptığı için işyerinde silahlı saldırıya uğramış ve katledilmiştir. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan, mesleki faaliyetlerine suç izafe edilerek 19 Haziran 2025’te tutuklanmış olup tutukluluğu devam etmektedir.
Bu saldırılar, yalnızca avukatların mesleki alanına ilişkin değildir. Savunmanın zayıflaması, doğrudan doğruya yurttaşların adalete erişim hakkını ve hak arama özgürlüğünü zedelemektedir. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle avukatların mesleklerini bağımsız, özgür ve güvenli şekilde icra edebilmeleri için gerekli tüm koşulların sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ifade ediyor, yetkilileri “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”ni ülkemiz adına imzalayarak hayata geçirmek konusunda çalışma yapmaya davet ediyoruz.
Üç sacayağından birini oluşturduğumuz yargı sistemimizin sorunlarını mesleki sorunlarımızdan bağımsız düşünemeyiz. Zira hukuka olan güveni azaltan uygulamalardan avukatlık mesleği de doğrudan etkilenmektedir. Bu çerçevede hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını korumakla görevlendirilen kurumlar olarak, bazı olumsuz uygulamaların yargı sistemimizde yarattığı ağır tahribata dikkat çekmeyi de sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Bu kapsamda:
* En son ve istisnai olarak uygulanması gereken tutuklama tedbirinin bazı yargısal süreçlerde hukuka aykırı ve ölçüsüz şekilde uygulanması kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelediği gibi ifade hürriyeti üzerinde de ağır bir baskı yaratmaktadır.
* Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararlarının yerine getirilmemesi Anayasal Devlet ve Anayasal Demokrasi anlayışına telafisi imkânsız zararlar vermektedir.
* Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılamaya konu edildiği düşüncesini yaratan uygulamalar savunma makamı üzerinde baskı yaratmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
Bu tür olumsuz yargı uygulamaları, kronik sorunumuz olan yargısal süreçlerin geç işlemesi gerçeğiyle birleştiğinde yurttaşlarımızın hukuka olan güveni zedelenmektedir. Bizler yurttaşlarımıza olan sorumluluğumuz gereği yargısal süreçlerde yaşanan sorunların yine yargı mekanizması içerisinde çözüleceğine inanıyor ve bunun için mücadele ediyoruz.
Hukuki bilgi ve tecrübemizi tahsis ettiğimiz adalet hizmetlerinin ülkenin huzuru, refahı ve gelişimi için işlemesi gayesini taşırken, karşı karşıya kaldığımız sorunları birlikte aşma iradesinden bir an olsun vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Hukukun, adaletin ve yargının gücü, yalnızca kanunlarla veya kurumlarla ölçülmez; hukukun gücü en zorlu anlarda bile yurtta ve cihanda hukukun üstünlüğünü savunabilme cesaretine dayanır. Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyoruz.
Türkiye Barolar Birliği
