Kadınların Yaşam Hakkı İnfaz Politikalarına Feda Edilmemelidir

1038 kişi bu haberi görüntüledi.

Kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak anılan düzenleme ile infaz rejiminde yapılan değişiklikler, kadına yönelik şiddetle mücadele açısından ciddi ve öngörülebilir riskler barındırmaktadır.

Komisyon aşamasında kadına ve çocuğa yönelik kasten öldürme ve cinsel suçların kapsam dışında bırakılması önemli olmakla birlikte, bu sınırlama kadına yönelik şiddetin büyük bölümünü oluşturan ağır şiddet fiillerini kapsamamaktadır. Kadına yönelik şiddet vakalarının önemli bir bölümünde, kadınlar öldürülmeden önce ağır fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Kadınlar; ağır yaralanmakta, yüzleri yakılmakta, kalıcı sakatlıklara uğratılmakta, ısrarlı takip ve tehdit yoluyla sistematik şiddet altında yaşamaya zorlanmaktadır.

Ancak bu fiillerin önemli bir kısmı, yargılama pratiğinde “yaralama” veya benzeri suç tipleri kapsamında değerlendirilmekte; bu durum faillerin infaz indirimi ve erken tahliye düzenlemelerinden yararlanabilmesine yol açmaktadır.

Öldürülmeyen, ancak yaşamı onarılamaz biçimde tahrip edilen kadınların maruz kaldığı bu ağır şiddet biçimlerinin infaz aşamasında görünmez kılınması, kadınlar açısından yeniden ve daha ölümcül saldırı riskini doğrudan artırmaktadır. Failin erken tahliyesinin devletin bilgisi ve kararıyla gerçekleşmesi, ortaya çıkabilecek ağır sonuçlar bakımından devletin yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü daha da belirgin hâle getirmektedir.

Kadına yönelik şiddette en yüksek ölüm riski, daha önce şiddet uygulamış ve cezasızlık ya da erken tahliye deneyimi yaşamış faillerde görülmektedir. Bu nedenle, daha önce yaralanan bir kadının, failin erken tahliyesi sonrasında öldürülmesi öngörülebilir bir risk olup, bu riskin göz ardı edilmesi kabul edilemez.

Ayrıca erken tahliye ve infaz indirimi düzenlemeleri, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbirlerin caydırıcılığını zayıflatmakta; kadınların devlete duyduğu koruma güvenini sarsmaktadır.

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu olarak bir kez daha vurguluyoruz:

Kadına karşı ağır şiddet, yalnızca öldürme ile sınırlı değildir.

Kalıcı zarar doğuran tüm şiddet fiilleri, infaz kolaylığı düzenlemelerinin açıkça dışında tutulmalıdır.

İnfaz düzenlemeleri yapılırken, kadınların fiili durumu ve toplumsal cinsiyet temelli riskler göz ardı edilemez.

Kadınların yaşam hakkı, infaz politikalarının tali bir sonucu değildir.

Bu sorumluluk, devletin vazgeçilemez anayasal ve uluslararası yükümlülüğüdür.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türkiye Barolar Birliği
Kadın Hukuku Komisyonu 
(TÜBAKKOM)