MUHTEMEL SUÇLU ANLAYIŞINA DAYALI HUKUKA AYKIRI UYGULAMALAR KABUL EDİLEMEZ

2874 kişi bu haberi görüntüledi.

07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, son bir haftada, aralarında avukatların da bulunduğu çok sayıda yurttaş gözaltına alınmıştır. Bu kapsamdaki tutuklamaların sayısının ise 180’e ulaştığı ifade edilmektedir. Gözaltına alma işlemlerinin bir kısmı, evlerin kapıları kırılmak suretiyle, bir kolluk baskını şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu uygulamaların zamanlaması, usulü, gözaltına alınan ve tutuklananların toplumun farklı kesimlerinden, birbirleriyle doğrudan ilişkili bulunmayan kişiler olmaları; sorgulamalarda kendilerine yöneltilen sorularla birlikte değerlendirildiğinde, somut bir suç isnadından ziyade, yıllar önce terk edilen “muhtemel suçlu” anlayışına dayalı bir süreç yaşandığı kanısını güçlendirmektedir.

Apartmanların ve dairelerin kapılarının kırılması, bu esnada kişilerin kimlikleri görülecek şekilde kayıtların medyaya sızdırılması; görevi kötüye kullanma ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçlarını oluşturduğu gibi masumiyet karinesini de yok saymak anlamına gelmektedir. Hukuka uygun bir tutuklama nedeni ortaya konulmaksızın verilen tutuklama kararları ise kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının açık ihlalidir.

Tüm bunların yanı sıra, avukatlara yönelik gözaltı ve ev araması işlemleri esnasında Ceza Muhakemesi Kanunu ile Avukatlık Kanunu’nda öngörülen usullere hiçbir şekilde uyulmadığı görülmektedir.

Kamu düzeni gibi kavramların arkasına sığınılarak hukuka aykırı uygulamaların olağanlaştırılması kabul edilemez. Kişi hak ve hürriyetlerini öncelemeyen, aksine ağır şekilde ihlal eden ve toplumun genelinin hukuka olan güvenini derinden sarsan bu tür hukuka aykırı uygulamalardan derhal vazgeçilmeli, hukuk devleti ilkesine işlerlik kazandırılmalıdır.

Türkiye Barolar Birliği