TBB BAŞKANI AV. R. ERİNÇ SAĞKAN “3 MART DEVRİM YASALARI: CUMHURİYETİN EĞİTİM DEVRİMİ” PANELİNDE KONUŞTU

2326 kişi bu haberi görüntüledi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Eğitim-İş Sendikası tarafından düzenlenen “3 Mart Devrim Yasaları: Cumhuriyetin Eğitim Devrimi” başlıklı panele katıldı.

Panelin açılışında Sağkan ve Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay birer konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına bir öğretmenin hayatını kaybetmesi, bir öğretmenin de yaralanmasına neden olan saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Sağkan, bu tür saldırıların münferit vakalar olmadığını kaydetti.

Sağkan, Türkiye’nin bir şiddet sarmalı içerisinde olduğunu söyleyerek, “Bu şiddet sarmalı aslında bilimsel, laik eğitimden, akılcı eğitimden uzaklaşılmasının temel sorunlarından biridir” dedi.

Devrim kanunlarını, Cumhuriyet’in omurgası ve pusulası olarak niteleyen Sağkan, “Cumhuriyet gemisi güvenli bir şekilde ilerleyecekse, devrim kanunlarından bir milimlik bile sapma olmaması gerektiği açıktır” şeklinde konuştu.

Sağkan, devletin laik, hukuk temelli ve akla dayalı bir yapıya kavuşmasının omurgasını oluşturan bu kanunların ve içerdikleri ruhun, anayasal güvenceyle korunması gerekmeksizin, doğal olarak güvence altında olmaları gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Özellikle eğitim alanında yapılan düzenlemeler, Cumhuriyet’in en stratejik adımlarındandır. Tevhid-i Tedrisat, eğitimde birliği sağlamak için çıkarılmış bir kanun olmanın ötesinde, bilimin rehberliğini esas alan bir toplumsal sözleşmedir. Eğitim kurumlarını parçalı yapılardan kurtarmış, yurttaşlık bilincini ortak bir zeminde inşa etmeyi amaçlamıştır. Bugün bu zeminin değeri daha iyi anlaşılmaktadır.

Devrim kanunlarının özünde üç temel ilke vardır: akılcılık, eşitlik ve hukuk. Akılcılık kamusal düzenin hurafelerle değil, bilimle kurulmasını ifade eder. Eşitlik kadınların, erkeklerin, dil, inanç ve kimlik farkı olmaksızın tüm yurttaşların aynı hukuk düzeni içinde güvence altında olmasını sağlar. Hukuk ise devlet gücünün sınırını çizer.

Türk Medeni Kanunu ile aile yapısında eşitlik esas alınmış, kadınlara yurttaşlık hakları tanınmış, toplumsal hayatın temeli çağdaş bir zemine oturtulmuştur. Bu adımlar, sadece birer reform olmanın da ötesinde, insan onurunun hukukla güvence altına alınmasıdır.

Bugün devrim kanunlarının anlamı son derece açıktır: Hukuk devleti, laiklik ve kuvvetler ayrılığı bir tercih değil, Cumhuriyet’in varlık şartıdır.”

Sağkan, eğitim alanında yaşanan her tartışmanın devrim kanunlarının ne kadar hayati olduğunu yeniden gösterdiğini söyleyerek, “Eğitimin niteliği bir ülkenin adalet anlayışını da doğrudan etkiler. Bilimsel ve laik eğitim olmadan bağımsız yargıdan, özgür savunmadan, adil yargılanma hakkından söz etmek güçleşir” şeklinde konuştu.

Kamuoyunda “Laiklik Bildirisi” olarak bilinen bir metni imzalayan kişilerin ifadeye çağrılmasına da değinen Sağkan, “Şiddete çağrı, hakaret ve nefret söylemi içermeyen, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek nitelikteki bir açıklamayı imzalayanlar hakkında soruşturma başlatılmasının bir hukuk devletinde kabulü mümkün değildir. Dahası, Cumhuriyet’in temel niteliklerini hatırlatmak, korumak ve Anayasa’yı savunmak suç olmadığı gibi her bir yurttaşın asli görevidir” dedi.


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle