TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Niğde'deki Madencilik Faaliyetlerini İnceleyerek Değerlendirme Raporunu Hazırladı
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, Niğde'deki madencilik faaliyetlerinin; kent yaşamı, insan sağlığı, tarım, mera alanları ve kültürel miras üzerindeki etkilerini yerinde inceleyerek, değerlendirme ve öneri raporunu hazırladı.
Niğde Barosu'nun madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan tozuma ve çevresel etkiler nedeniyle TBB'den destek talebi üzerine, TBB Yönetim Kurulu Üyesi, Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Koordinatörü Av. Kemal Aytaç Başkanlığında, Komisyon Sekreteri Av. Mahmut Fevzi Özlüer ve Üye Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu'ndan oluşan heyet, Niğde Barosu Başkanı Av. Emin Alper Öztürk ve konuyla ilgilenen meslektaşlarla görüştü. Gümüşlü Belediyesi Başkanı Bayram Uzan ve belediye avukatlarıyla da bir araya gelen TBB heyeti; taş ocakları ile kalsit ve altın madenciliği yapılan sahaları yerinde gezerek, kentin üzerinde asılı kalan toz tabakası ile maden sahalarındaki faaliyetleri fotoğraf ve video kayıtlarıyla belgeledi.
İncelemenin ardından hazırlanan değerlendirme raporunda, madencilik faaliyetinde bulunanların önemli bir kısmının Niğdeli girişimciler olduğu ve bölgedeki geçim kaynaklarından birinin fiilen bu madencilik olduğu tespitine yer verilerek, Niğde Barosu ve Gümüşler Beldesi tarafından dile getirilen talebin "madenler kapatılsın, faaliyet tamamen durdurulsun" şeklinde bir talep olmadığına vurgu yapıldı.
"Talep; faaliyetlerin kenti toza boğan, tarımı ve sağlığı tehdit eden biçimde sürdürülmemesi, mevcut sahaların kontrol altına alınması, yeni maden alanları açılarak mevcut baskının daha da büyütülmemesi yönündedir" denilen raporda, "Niğde’deki sorun, madenciliğin varlığından çok, madenciliğin nasıl ve hangi sınırlar içinde yapıldığı sorunudur" ifadesine yer verildi.
Raporda; madencilik faaliyetleri nedeniyle kent üzerinde asılı kalan tozun çevre ve insan sağlığının yanı sıra tarım, hayvancılık ve gıda zincirine etkileri ile kültürel miraslar üzerinde yarattığı risk değerlendirildi. Hukuki sürece ilişkin tespitlerin yapıldığı raporda şöyle denildi:
"Niğde’deki tablo; Anayasa, çevre mevzuatı, mera rejimi ve kültür varlıklarının korunmasına ilişkin düzenlemeler birlikte dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda kısaca:
- Anayasa m.56; herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını, devlete ve idareye çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme görevini yüklemektedir.
- Çevre mevzuatı; çevresel zararların doğduktan sonra değil, doğmadan önce önlenmesi ilkesine dayanmaktadır.
- Mera alanlarına ilişkin hükümler; meraların tarım ve hayvancılık için korunmasını, bu alanlarda yapılacak faaliyetlerde kamu yararı ve zorunluluk ölçütlerinin aranmasını emretmektedir.
- Kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin düzenlemeler; kültürel mirasın yalnızca fiziksel varlığı değil, bütünlüğü ve çevresiyle birlikte korunmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu çerçevede; idarelerin, ruhsat ve izin verirken yalnızca ekonomik getiriyi değil, Niğde’deki tozuma, tarımsal yapı, mera kullanımı, dinamit patlatmaları ve kültürel miras üzerindeki kümülatif etkiyi birlikte dikkate alması gerektiği açıktır."
"Şehirde ve çevresinde oluşan tozun ve madencilikten kaynaklanan diğer etkilerin bilimsel olarak ortaya konulması büyük önem taşımaktadır" denilen raporun "Sonuç ve Öneriler" kısmında şu ifadelere yer verildi:
"Niğde’de yürütülen taş, kalsit ve altın madenciliği faaliyetleri ile bunların tarihsel bağlamı içinde süreklilik arz eden maden kullanımı; bugün gelinen noktada,
- Kent yaşamını,
- İnsan sağlığını,
- Tarımı ve hayvancılığı,
- Mera alanlarını,
- Dünya ölçeğinde öneme sahip kültürel mirası birlikte ve eş zamanlı olarak baskı altına almaktadır.
Niğde’deki yurttaşların, baronun ve yerel idarenin talebi nettir: Madencilik devam etsin; ancak kenti toza boğan, gıdayı ve sağlığı riske atan, tarihi ve doğayı tehdit eden şekliyle değil!
Bu rapor çerçevesinde; Gümüşler Beldesi Belediyesi’nin olumsuz görüşüne karşı açılan davada, TBB’nin müdahilliğinin değerlendirilmesi, mera izinleri, ruhsat/işletme genişletme kararları, ÇED süreçleri ve dinamit kullanımı başlıklarında ayrı idari davaların kurgulanması, çevre, sağlık, tarım ve kültürel miras etkilerini ortaya koyacak ortak bilimsel rapor sürecinin TBB–TMMOB–Tabipler Odası ve mümkün olursa akademisyenlerden oluşan bir ekip iş birliğiyle başlatılması, Niğde Barosu ve yerel avukatlar için, idari başvurular ve dava yollarını içeren yazılı bir yol haritasının oluşturulması önerilmektedir."
Haber ile ilgili Görseller
