Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Kırşehir Cezaevi'nde Çankaya Belediye Başkanı Avukat Hüseyin Can Güner ve Avukat Emre Doğan'ı Ziyaret Etti

2235 kişi bu haberi görüntüledi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Kırşehir Cezaevi'nde tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı Av. Hüseyin Can Güner ile Av. Emre Doğan'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Sağkan, tutuklama tedbirinin ancak zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir koruma tedbiri olduğunu belirterek, somut olgularla desteklenmeyen tutuklama kararlarının kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının yanı sıra demokratik temsil hakkını da zedelediğini ifade etti.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Av. Hüseyin Can Güner ile Av. Emre Doğan'ı Kırşehir Cezaevi'nde ziyaret etti.

Ziyaret sonrasında değerlendirmelerde bulunan Sağkan, tutuklama tedbirinin ceza muhakemesinde istisnai nitelikte olduğuna dikkat çekerek, hukuka aykırı uygulamalara karşı başvurulacak merciin yine hukuk sistemi olduğunu vurguladı.

Sağkan, yurt dışından kendi iradesiyle Türkiye'ye dönerek teslim olan bir kişi hakkında kaçma şüphesini ortaya koyan somut bir olgu bulunmadığını, delillerin karartılacağına ilişkin de herhangi bir somut gerekçenin gösterilmediğini belirterek, bu koşullarda tutuklama tedbirine başvurulmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.

İsnat edilen fiil bakımından kamu zararının söz konusu olmadığını, aksine işlemlerin kamu yararı gözetilerek gerçekleştirildiğinin görüldüğünü kaydeden Sağkan, ilgili ihale sürecinin hem Kamu İhale Kurumu hem de idari yargı denetiminden geçtiğini ve herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini hatırlattı.

Tutuklama tedbirinin ölçülülük ve zorunluluk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sağkan, yaşanan hukuka aykırılıkların hukuk sistemi içerisinde bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Sağkan açıklamasında ayrıca, seçilmiş bir belediye başkanının tutuklanmasının yalnızca kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ilgilendiren bireysel bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu durumun aynı zamanda seçmenlerin demokratik iradesi ile seçme ve seçilme hakkı bakımından da sonuçlar doğurduğunu söyledi.

VİDEOYU GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ